DOLAR 17,9599 -0.01%
EURO 18,2437 -0.14%
ALTIN 1.026,70-0,09
BITCOIN 431747-1,39%
İstanbul
27°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

PwC Türkiye ve PERYÖN işbirliği ile yapılan Çalışma Hayatında Cinsiyet Eşitliği Araştırması’nın sonuçları yayınlandı.
  • Gazete Burada
  • Gündem
  • PwC Türkiye ve PERYÖN işbirliği ile yapılan Çalışma Hayatında Cinsiyet Eşitliği Araştırması’nın sonuçları yayınlandı.

PwC Türkiye ve PERYÖN işbirliği ile yapılan Çalışma Hayatında Cinsiyet Eşitliği Araştırması’nın sonuçları yayınlandı.

ABONE OL
Mart 9, 2022 09:41
PwC Türkiye ve PERYÖN işbirliği ile yapılan Çalışma Hayatında Cinsiyet Eşitliği Araştırması’nın sonuçları yayınlandı.
0

BEĞENDİM

ABONE OL

 

KADININ ÖNYARGILARLA SAVAŞI SÜRÜYOR

PwC ve PERYÖN- Türkiye İnsan Yönetimi Derneği işbirliğiyle yapılan Çalışma Hayatında Cinsiyet Eşitliği Araştırması’nın sonuçları 8 Mart Kadınlar Günü kapsamında açıklandı. Araştırma, katılımcıların yüzde 56’sının İK süreçlerinin en az birinde bilinçsiz ön yargılara maruz kaldığını ortaya koyuyor. PERYÖN Yönetim Kurulu Başkanı Buket Çelebiöven, araştırma sonuçlarına yönelik açıklamasında, “Toplumsal ve ekonomik gelişim için kadının güçlendirilmesi ve çalışma yaşamında koşulsuz eşitlik sağlanması kritik önem taşıyor” ifadelerini kullandı.

09 Mart 2022, İstanbul;

PwC ve PERYÖN – Türkiye İnsan Yönetimi Derneği işbirliğiyle, kurumların çeşitlilik ve kapsayıcılık politikalarını cinsiyet eşitliği perspektifinden ele almayı ve kurumların karnesini çalışanların gözünden yansıtmak amacıyla yapılan Çalışma Hayatında Cinsiyet Eşitliği Araştırması’nın sonuçları paylaşıldı. PERYÖN’ün 50. Yılı vesilesiyle “Gelecek #İnsanKonuşursa Başlar” perpektifiyle desteklediği araştırmaya göre katılımcıların yüzde 68’ine göre cinsiyet eşitliği, şirketlerinde önemli bir değer ve stratejik unsur olarak görülüyor. Katılımcıların yüzde 56’sı insan kaynakları (İK) süreçlerinin en az birinde bilinçsiz ön yargılara maruz kaldığını belirtirken bu oranın kadın katılımcılarda yüzde 60, erkek katılımcılarda ise yüzde 42 olduğu görülüyor. “Kariyer”, “Ücret Yönetimi” ve “İşe Alım” gibi İK süreçleri, katılımcıların en fazla bilinçsiz ön yargılara maruz kaldıklarını düşündükleri alanlar olarak öne çıkıyor.

“İK’nın sorumluluğu veri odaklı hareket etmek”

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü etkinlikleri kapsamında paylaşılan sonuçları değerlendiren PERYÖN Yönetim Kurulu Başkanı Buket Çelebiöven, cinsiyet eşitliğinin “romantik” bir gündem değil, toplumsal ve ekonomik gelişme için kritik önem taşıyan bir yapı taşı olduğunu vurguladı. Çelebiöven, İK yöneticilerinin süreçlerini gözden geçirirken mutlaka verilerden hareket etmeleri gerektiğini ve yapılan araştırmaların bu açıdan çok önemli kaynaklar olduğuna dikkat çekti.

Çelebiöven, “PwC ve PERYÖN’ün ortak çalışması olan Çalışma Hayatında Cinsiyet Eşitliği Araştırması, çalışma yaşamındaki cinsiyet eşitliği algısının olumlu yönde değişimini göstermek açısından son derece umut verici. Bundan çok değil 10 sene önce çok az organizasyonun gündem maddesi olan cinsiyet eşitliği konusunda şu anda gelinen noktanın bir gelişim olduğu görülüyor. Araştırma sonuçlarına göre, katılımcıların yüzde 68’i şirketlerinde cinsiyet eşitliğinin önemli bir değer ve stratejik unsur olduğunu düşünüyor. Bizim bundan sonraki eylem planımız ise araştırmanın İK departmanlarının süreçleriyle ilgili verilerine odaklanmak ve bu verilerin değişimi için birlikte hareket etmek olacak. Çünkü, görüyoruz ki bilinçsiz önyargılar konusunda alınacak çok yolumuz var. Katılımcılar neredeyse tüm İK süreçlerinde bilinçsiz ön yargılara maruz kaldıklarını belirtiyorlar. Kadınların negatif deneyim oranı her alanda erkeklerden daha yüksek. Bu sonuçları, çok yönlü ve ayrıntılı olarak tartışmaya açacağız” dedi.

Genel erkekler için daha olumlu

Buket Çelebiöven, kadın ve erkek katılımcı oranları arasındaki farkın aslında toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin temel sorunu olduğunu dikkat çekti.  Çelebiöven “İnsan kaynakları süreçlerinin genelinde, süreçlerin eşit/adil bulunma oranı kadınlarda yüzde 65, erkekler için ise yüzde 85. Erkeklerin yüzde 93’ü performansın adil değerlendirildiğini düşünüyor, kadınların ise yüzde 74’ü. Ücrette eşitlik olduğunu düşünen kadın oranı yüzde 60, erkek oranı yüzde 88. Araştırmanın tamamını incelerseniz oransal farkın bu seyirde gittiğini göreceksiniz. Süreç aynı süreç ama kadın erkek algısı arasında çok ciddi bir fark var. İşte eşitsizliğin ve sorumluluğumuzun başlama noktası bu” dedi.

“Neden erkek gibi davranalım? Biz kadınız.”

Kalıplaşmış ön yargıların yaşamın her alanında ve özellikle de iş dünyasında tökezleme etkisi yarattığına dikkat çeken Çelebiöven, kadınların karşılaştığı en önemli sorunlardan birinin de “erkek gibi davranma” konusundaki yönlendirme olduğunu belirtti. Çalışma Hayatında Cinsiyet Eşitliği Araştırması bulguları, kadın katılımcıların, yöneticileri, iş arkadaşları ya da üst yönetim tarafından davranış ve konuşmalarının nasıl olması gerektiği hakkında yönlendirildiklerini ve çözümü erkek gibi davranmakta bulduklarını gösteriyor. Çelebiöven, “Bu tarihi bir önyargının yansıması. Kadını daha duygusal olarak tanımlamak, bazı rollerde kadınların eksik kalacağını düşünmek ve kadının bakım sorumluluklarının ona ayak bağı olacağına inanmak eşitsizliğin kök nedeni. Benzer araştırmalar küresel algının da bu olduğunu gösteriyor. Kadın olarak organizasyona ve hayata katacağı onlarca soyut beceri avantajı varken, kadın neden erkek gibi davranmak zorunda kalsın? Geliştirmeyi önceliklendirmemiz ve topyekün sahiplenmemiz gereken gelişim alanlarından biri de işte bu” dedi.

Toplumsal kalkınma için eşitlik şartı

World Economic Forum tarafından yayınlanan 2021 Global Gender Gap Report’a göre tüm dünyada cinsiyet eşitliği farkını kapatmak için 135.6 yıl gerekiyor. ILO’nun 2020 analizlerine göre dünyada kadın erkek arasındaki ortalama ücret farkı yüzde 20. Cinsiyet eşitliği indeksi, Türkiye’nin 156 ülke arasında 133. sırada yer aldığını gösteriyor. Buket Çelebiöven, kadın erkek eşitsizliğine yönelik istatistiklerin tersine çevrilmesinin ekonomik etkisine dikkat çekti ve “Dünya Bankası verilerine göre, cinsiyet eşitliğinin sağlanmasının küresel gayrisafi yurt içi hasılayı (GSYİH) 2025’e kadar 28 trilyon dolar kadar artıracağı öngörülüyor. Oysa pandemi etkisindeki 2020 yılında istihdam edilen kadın sayısı 54 milyon azaldı ve 45 milyon kadın iş gücü piyasasını tamamen terk etti (UN Women). Dünyanın şu anda içinden geçtiği ekonomik süreç, kadının ve erkeğin ekonomiye ortak ve tam randımanlı katılımını zorunlu kılıyor. Toplumsal cinsiyet eşitliği romantik bir gündem değil, toplumsal ve ekonomik gelişme için kritik önem taşıyan bir yapı taşı” dedi.

PERYÖN – Türkiye İnsan Yönetimi Derneği: www.peryon.org.tr

 

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.